Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
myspace layouts, myspace codes, glitter graphics
 
Mar
29
    
MÜZİK DÜNYASI | 29 Mart 2008 20:32 | 0 fav | etiket:  

ismail2 20.08.1977 Bursa doğumludur. Müziğe 10 yaşında babasının gece gazinodan gelirken yanında getirmiş olduğu oyuncak bir cura bağlama ile oyun oynayarak başladı. Babasınında müzisyen olması(Sabri Tunçbilek) onun müzikte çok farklı yönlerde gelişmesine yardımcı oldu. İlk öğrenimini Bursa’da tamamladıktan sonra İTÜ Devlet Konservatuarı temel bilimler bölümünü birincilikle kazandı. O dönem kayıt dondurmak istedi ve hocaları bunun mümkün olabileceğini söyledi ve böylece kayıt dondurdu. İkinci dönem kayıt yenilemeye İstanbul’a geldiğinde okuldaki hocalarla görüştü fakat artık okulda kaydının olmadığını öğrendi. Sebebi ise temel birimlerdeki öğrencilerin kayıt dondurma yetkisinin olmayışıydı. Yani kandırılmıştı ve onun yerine torpilli başka öğrenciler alınmıştı. Bursa’ya geri döndü. Uludağ Ünv. THM korosu ile çalışmalarda bulundu. 13 yaşına kadar TRT THM repertuarının %90'nını bitirdi. Babası kendisine çeşitli yollar göstererek ona klasik türk müziği notaları, saz semaileri , peşrevler, longalar ve klarnet metotları çaldırmaya başladı. Bağlama THM ensturmanıydı ancak babasının o zaman ileriyi görerek büyük düşünmesi ve Tunçbilek’inde bu çalışmaları oyun gibi görüşü onun temel olarak bu seviyeye gelmesinin en büyük sebebidir.

13 yaşında Üniversitelerarası THM yarışmalarında solo saz dalında birincilikler aldı. Bağlama dersleri verdi. 14 yaşında Bursa Büyükşehir Belediyesi konservatuarında Yücel Paşmakçı ve İTÜ öğretim üyelerinin denetiminde yapılan öğretim üyeliği sınavlarını birincilikle kazandı ve öğretim üyesi oldu. Tek amacı onu İTÜ’den şahsi çıkarlar nedeni ile uzaklaştıran öğretim üyelerine bir ders vermekti. Bu amacına fazlasıyla ulaştı. 3 ay öğretim görevlisi olarak konservatuarda bulunduktan sonra buranın kendisine ve kendisininde oradaki öğrencilere faydalı olamayacağını anladı ve istifa etti. Bu arada İstanbul ile Bursa güzergahında sürekli ünlü müzik adamları ile diyaloglara girdi. Mısırlı Ahmet ile tanıştı. İsmail Tuncbilek ismini İstanbul’daki müzik camiası ve Mısırlı Ahmet vasıtası ile Ortadoğu’daki müzik camiasına tanıttı. 16 yaşında İbrahim Tatlıses ile profesyonel sahne ve kaset çalışmalarına başladı. Değişik ülkelerde konserlerde ve ünlü sanatçıların kasetlerinde bağlama çaldı.17 yaşında ilk müzik yönetmenliği tecrübesini İbrahim Tatlıses’in Fırat albümünde yaşadı. Sendur Güzelel ile beraber albümün yönetmenliğini yaptılar. Albümdeki parçaların %80 ini kendisi yazmış olduğu halde albüm kapağına Sendur Güzelel'in adını yazdılar. Bunun devamında Izzet Yıldızhan'ın Birisi,Ebru Yaşar'ın Seni Anan Benim İçin Doğurmuş , Hakan Taşıyan'ın Canım albümlerini Sendur Güzelel ile beraber hazırladılar. Sonucunda bu yapımlarında büyük kısmını kendisi yazmış olduğu halde İsmail Tuncbilek ismini yönetmen asistanı olarak yazdılar.

20 yaşında askere gitti. Acemiliği Isparta'da , usta birliği Isparta subay ordu evinde geçti. Askerliğini tamamladıktan sonra Istanbul'a geri döndü. Artık beyni , mantalitesi , görüş açısı değişmişti. Türkiye'deki müzisyenlerin ve o camianın kendisine faydalı olamayacağını anlamıştı. Aytaç Doğan ile beraber Mısırlı Ahmet vesilesi ile 98'de Kahire'ye gitti. Kahire'deki müzik camiası onu zaten ismen tanıyordu.

 İSMAİL 1

 

Ortadoğu'nun müzik kompozitörlerinden Ömer Hayrat, Emir Abdul Megect , Tarık Akif Yahya , gibi ustalarla çalışmalarda bulundu. Maestrosu Ömer Hayrat olan Mısır Senfoni orkestresı ile konserler verdi. Birçok ünlü sanatçıyla çalışıp yönetmenliğini yaptı. Artık Ortadoğu'da tanınan ve aranan müzik kompozitörlerinden biriydi. Bağlamayı Ortadoğu'ya tanıttı. Artık Kahire'de kendisine dar gelmeye başlamıştı. 99'da Mısırlı Ahmet ve kardeşi Levend ile beraber kendilerini Sina çölüne attılar. İşte aradıkları ortam kelimenin tam anlamı ile buradaydı. Hiçbir şekilde ticari kaygı, zaman kavramı, teknoloji ,dedikodu ortamı olmayan ; tamamıyla doğanın içinde kendilerinin bir hiç olduğunu anladıkları bir ortamdı. Önü Kızıldeniz , arkası Sina çölü. Tek yaptıkları güzel denizde yüzüp saz çalmaktı. Bazı günler Mısırlı Ahmet ile beraber 16 saat hiç durmadan çalışıyorlardı. Tek amaç insanlardan uzaklaşıp yaptıkları müzikte ve kendi içlerinde gerçek kendilerini bulmaktı. İsmail Tunçbilek kimdi? İşte orada bu sorunun cevabını aldı, o ana kadar yapmış olduğu müzik kendisine ait değildi. O andan sonra kendi içinde yapmak istediğini dışarı vurmaya çalıştı. Toplam 8 ay çölde kaldılar. Sonrasında İsrail'li ünlü bir müzik prodüktörü tarafından Israil'e davet edildiler. İsrail'de 3 ay kaldılar. Bu zaman zarfında oradaki ünlü müzisyenlerle ve en başta dünyaca ünlü percussion ustası Zuhar Fresko ile tanıştılar. Beraber konserlerde ve değişik gösterilerde bulundular. ( Mısırlı Ahmet, Levend , İsmail ve Zuhar Fresko kaydı İsrail'deki jazz okulunda gizli olarak kaydedilmiştir.) Onların kafalarında Ispanya'ya gidip daha büyük ustalarla tanışıp beraber müzik yapmak vardı. Ve 2000'de Israil'den Ispanya'ya gittiler. İspanyada tanıdıkları 2-3 tane perkusyonist arkadaşları vardı. Onlarla beraber Ispanya'da kendi müziklerini sunma çalışmalarına başladılar. Bu vesile ile Paco de Lucia , Carlos Benevent , George Pardo, gibi ustalarla çalıştılar. İspanya'da yaptıkları demoyla kendi müziklerini ortaya koydular. Bu çalışmalarda Carlos Benement , Aleş Xavi , Ercan Irmak , Göksun Çavdar, Feyruz Hoca , ve tommaister Tarık Ceran ile birlikte çalıştılar. İspanya dönemi 1 sene sürdü ve Türkiye'ye ye döndüler. Yapmış olduğu çalışmalar Türkiye'deki müzik camiasına bomba gibi düştü. Ve o artık eski bağlamacı, yönetmen asistanı ve emek hırsızlarına hizmet eden İsmail Tunçbilek değildi. 2001 den bu yana İstanbul'da yaşıyor . Zaman zaman yurt dışındaki değişik ülkelere gidip çalıyor , bağlamayı ve yaptığı müziği insanlarla paylaşıyor. Onun sayesinde bundan 5 sene öncesine kadar hayranlıkla dinlediğimiz Araplar'ın müzik yönetmeliğini ve müzik kayıtlarını artık Türk müzisyenlerle beraber Türkiye'de o yapıyor ve bu vesile ile Türkiye'deki değerli müzisyenlerin adını Ortadoğu ya tanıtıyor..

 

 

 


Simli Resim
Backgrounds From FreeGlitters.Com


 
Mar
29
    

HÜSNÜ ŞENLENDİRİCİ 1976 yılı Bergama doğumlu Hüsnü Şenlendirici, müzikal geleneğe sahip bir ailenin çocuğudur. Dedeleri Hüsnü Şenlendirici (klarnet, trompet), Fahrettin Köfteci (klarnet), Babası Ergün Şenlendirici (trompet) gibi müzikal bir geleneğe sahip bir ailenin üyesi olan Hüsnü de 5 yaşında klarnet çalmaya başlar. Özellikle 12 yaşına kadar Ege ve Anadolu'nun çeşitli kültürleriyle müzikal yolculuğa çıkar.

1988'de İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Çalgı Eğitim Bölümüne girer, 4 yıl sonra okuldan ayrılır. Vurmalı çalgılar ustası Okay Temiz'in o yıllardaki "Magnetic Band" grubu ile çalmaya başlayan Hüsnü, grupla birlikte yüzlerce festivalde Türkiye’yi temsil eder. O sırada, dünyaca ünlü "Embrio" grubunun albüm kaydında çalar ve birlikte turneye çıkarlar. Aynı zamanda, babası Ergun Şenlendirici'nin 6 kişilik grubu Laço ile yurtdışında birçok önemli festivallere de katılan Hüsnü, profesyonel müzik yaşamını böylece zenginleştirir.
lacotayfa
Başta Türk Müziğinin çeşitli dallarındaki sanatçılar olmak üzere, Türk Pop ve cazının önemli sanatçılarına sahne ve albüm kayıtlarında eşlik eder. Bunlardan bazıları Özdemir Erdoğan, Muazzez Abacı, Bülent Ersoy, Müslüm Gürses, Kibariye, Fatih Kısaparmak, Zara, Kubat, Kayahan, Seda Sayan, Emel Sayın, Adnan Şenses, Zerrin Özer, Cengiz Kurtoğlu, Candan Erçetin, Fatih Erkoç Serdar Ortaç, Athena, İzel, Ayna, Hande Yener, Hasan Cihat Örter, İlhan Erşahin, Mercan Dede...

husnu_senlendirici 1996 yılında, askerdeyken Pozitif'ten gelen teklif sonrası New York’lu acid jazz, funk topluluğu Brooklyn Funk Essentials ile ortak bir albüm ve konser yapmak amacıyla Türk Müziğine özgü enstrümanlardan oluşan 13 kişilik bugünün ünlü Laço Tayfa’sını kurar. Brooklyn Funk Essentials ve Laço Tayfa ortaklığından doğan "In the Buzbag" albümünün gördüğü ilgi sonucu Laço Tayfa şimdiki 8 kişilik halini alır. 2000 yılında ise ilk solo albümü "Bergama Gaydası"nı Doublemoon etiketiyle çıkar. "Bergama Gaydası", Türkiye'den sonra dünyanın en prestijli etnik müzik plak şirketlerinden biri sayılan Traditional Crossroads tarafından tüm dünyada dağıtılır. Ardından yurtiçi ve yurtdışı konserleri gelir. Şenlendirici, ayrıca Türk Müziğini yurt dışında tanıtmak ve daha geniş kitlelere sevdirmek amacıyla beş kişilik "Hüsnü Şenlendirici ve Saz Arkadaşları" adıyla bir grup daha kurar. Her iki grubuyla yurtiçi ve yurtdışında konserler verir; başta Turizm Bakanlığı'nın teklifiyle EXPO 2001-Hannover-Almanya'da, Mayfest festivali çerçevesinde, Mayıs 2002'de A.B.D.-New York-Central Park’ta ve 35 kişiyi biraraya getirerek oluşturduğu Laço Tayfa ve Big Band ile Temmuz 2002’de, 9. Uluslararası İstanbul Caz Festivali konserleri gibi. Laço Tayfa grubundan bağımsız olarak da çalışmalar yürüten Hüsnü Şenlendirici T.C. Başbakanlık Tanıtma Fonu ve Kültür Bakanlığının katkılarıyla 2002 yılında gerçekleşen "Anadolu Güneşi" projesi kapsamında Lütfi Kırdar Salonunda Kubat ve Belkıs Akkale'ye Senfoni Orkestrası’na eşlik etti. Ayrıca Aya İrini'de Cemal Reşit Rey Senfoni Orkestrası ile ve Adana Senfoni Orkestrası ile solist olarak konserler verdi. Şenlendirici ayrıca, Yavuz Turgul-Mustafa Oğuz'un yönetmenliğinde çekilmekte olan yeni bir TV dizisinin müziklerini besteledi ve düzenledi.

Grubu Laço Tayfa ile gerçekleştirdiği ve Şenlendirici’nin iki bestesinin yer aldığı, 2. albümü "Hicaz Dolap" 2002’nin Ekim ayında Doublemoon’dan çıktı. Laço Tayfa, 26 Şubat - 15 Mart tarihleri arasında, "Hicaz Dolap" başlığı altında 11 şehirlik bir Türkiye turnesini gerçekleştirdi. 2003 yazında most production tarafından düzenlenen açık hava konserleri kapsamında grubu laço tayfa ile karşı tarafın Klarnet devi Vasilis Saleas'la muhteşem bir konser verdi. LAÇO TAYFA HİCAZ

Usta klarnetçi Hüsnü Şenlendirici solo albümü için ekim 2004'te stüdyoya girdi albüm çok yakında Doublemoon etiketi ile müzik severlerin beğenisine sunulacak.

 

 

 

 

 

 

Laço Tayfa Grubuna Kanunuyla Eşlik Eden Nuri Lekesizgöz 26 Mayıs Günü Hakkın Rahmetine Kavuşmuştur..Sevenlerinin Başı Sağolsun..

NURİ LEKESİZGÖZ 


Simli Resim
Backgrounds From FreeGlitters.Com


 
Mar
26
    
MÜZİK DÜNYASI | 26 Mart 2008 10:57 | 0 fav | etiket: ,  

MURAT SAKARYALI Müzisyen bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen Murat Sakaryalı, çok küçük yaşlarda Feridun Darbaz Musiki Cemiyeti'nde müzik eğitimi almaya başlar. Berlin'de İpslon Müzik Akademisi'nde armoni üzerine 4 yıl ihtisas yaparak aldığı batı müziği eğitimini tamamlar.



Daha sonra Türkiye'ye dönen Sakaryalı, İbrahim Tatlıses'ten Bülent Ersoy'a Kibariye'den Zeki Müren'e kadar birçok sanatçının albüm ve sahne çalışmalarında aranjör, grup şefi ve müzik yönetmeni olarak çalışmaya başlar.



7 yıl boyunca Kempa Yaylı Grubu'na stüdya kayıtlarında eşlik eden Murat Sakaryalı, Türk Popüler müziğinin arka mutfağındaki tüm aranjör, prodüktör ve sanatçıların akıllarına kazınan bir müzisyen haline gelir.

Murat Sakaryali
Murat Sakaryalı---My Violin 2006

Parça Listesi:
  1. Hüzün (Akustik Versiyon) 3:13
  2. Deniz Kopugu 5:04
  3. Uzaklarda 4:15
  4. Ayrilik 5:09
  5. Agit 4:57
  6. The Seaside Of Your Dreams 6:11
  7. Huzun (Ambient Mix) 3:52
  8. The Seaside Of Your Dreams (H20 Mix) 4:22
  9. Balam 4:21
  10. Evvelim Sen Oldun 5:47
  11. Alli Garrah (Live Performance) 4:34

 


Simli Resim
Backgrounds From FreeGlitters.Com


 
Mar
24
    
MÜZİK DÜNYASI | 24 Mart 2008 21:26 | 0 fav | etiket:  

Beş erkek kardeşin en küçüğü olarak İspanya'nın güney ucunda, Cádiz iline bağlı Algeciras'da dünyaya geldi. Müzisyen bir aileden geliyordu: Babası flamenko gitaristi Antonio Sánchez, abilerinden biri flamenko şarkıcısı singer Pepe de Lucía, diğeri flamenko gitaristi Ramón de Algeciras'dı. Paco de Lucía adını Portekizli annesi Lucía Gomes'in şerefine edindi.

1958'de, onbir yaşında ilk defa radyoya (Radio Algeciras) çıktı. Bir yıl sonra prestijli Jerez flamenko yarışmasında özel ödül aldı. 1961'de dansçı José Greco'nun flamenko trupuyla turneye çıktı, çeşitli ülkelerde konserlere katıldı. New York'ta kendisini etkileyen müzisyenlerden gitarist Sabicas'la tanıştı. İspanya'ya döndükten sonra, 1964'te ailesiyle birlikte Madrid'e taşındı. Madrilenian gitaristi Ricardo Modrego ile üç albüm kaydetti: Dos guitarras flamencas, Dos guitarras flamencas en stereo, ve Doce canciones de Federico García Lorca para guitarra. 1966'da kardeşi Ramon ile birlikte üç albüm kaydetti. 1967'de ilk solo albümünü yayımladı: La Fabulosa Guitarra de Paco de Lucía.

1968 ile 1977 arasında dostu ve Yeni Flamenko müzisyeni Camarón de la Isla ile verimli bir işbirliği gerçekleştirdi. İkili birlikte on albüm doldurdu.aco delucia

De Lucía, 1970'lerin sonlarından itibaren caz fusion'a ilgi duymaya başladı. Al DiMeola'nın 1977'deki Elegant Gypsy albümünde yansıttığı bu tarz, saf flamenkocuların tepkisine yol açtı.

De Lucía, 1979'da, John McLaughlin ve Larry Coryell ile Gitar Üçlüsü kurdu ve kısa bir Avrupa turuna çıkarak Londra'da Royal Albert Hall'da Ruhların Buluşması adlı bir video kaydı yaptılar. İlerleyen zamanda Al Di Meola, Coryell'in yerini aldı. 1981'den itibaren bu üçlü üç albüm kaydetti. De Lucía'nın kardeşleri Ramón ve Pepe'nin de dahil olduğu kendi grubu, Paco de Lucía Sekstet de kendi çıkaracakları üç albümden ilkini aynı yıl yayımladı. De Lucía, kendi başına geleneksel ve modern flamenko stillerinde çeşitli albümler çıkardı. Geniş repertuarıyla yeni bir flamenko anlayışı yarattı, gitarın teknik ve müzikal sınırlarını aştı. 23 Mart 2007'de Cadiz Üniversitesi, de Lucía'nın müzikal ve kültürel katkılarını kendisine fahri doktora (Doktor Honoris Causa) payesi vererek ödüllendirdi.

De Lucía'nın bir rasgueados ve picados ustası kabul edilir, klasik gitarı son derece hızlı kullanabilir.

1991'de Joaquín Rodrigo'nun Concierto de Aranjuez 'ini yorumlaması istenene kadar de Lucía nota okumayı bilmemekteydi. De Lucía, daha sonra, Concierto'yu yorumlarken klasik gitarcıların önem verdiği tonal sadakatten ödün vererek ritmik doğruluğa önem verdiğini belirtti.

Diskografi

  • Dos Guitarras Flamencas (1965) Ricardo Modrego ile
  • 12 Canciones de García Lorca para Guitarra (1965) Ricardo Modrego ile
  • Dos Guitarras Flamencas en América Latina (1967) Ramón de Algeciras ile
  • La Fabulosa Guitarra de Paco de Lucía (1967)
  • Hispanoamérica (1969)
  • Fantasía Flamenca de Paco de Lucía (1969)
  • Recital de Guitarra (1971)
  • El Duende Flamenco de Paco de Lucía (1972)
  • Fuente y Caudal (1973)
  • En Vivo Desde el Teatro Real (1975)
  • Almoraima (1976)
  • Interpreta a Manuel de Falla (1978)
  • Castro Marín (1981) Larry Coryell ve John McLaughlin ile
  • Friday Night in San Francisco (1981) Al Di Meola ve John McLaughlin ile
  • Sólo Quiero Caminar (1981) The Paco de Lucía Sextet
  • Passion, Grace and Fire (1983) Al Di Meola ve John McLaughli ile
  • Live... One Summer Night (1984) The Paco de Lucía Sextet
  • Entre Dos Aguas (1986) derleme
  • Siroco (1987)
  • Live recordings (1987) George Dalaras ile
  • Zyryab (1990)
  • Concierto de Aranjuez (1991)
  • Live in América (1993) The Paco de Lucía Sextet
  • The Guitar Trio (1996) Al Di Meola ve John McLaughlin ile
  • Luzia (1998)
  • Cositas Buenas (2004)

Simli Resim
Backgrounds From FreeGlitters.Com


 
Mar
22
    
MÜZİK DÜNYASI | 22 Mart 2008 20:35 | 0 fav | etiket:  

azizamustafazadehjazzizsmallev7 Aziza Mustafa Zadeh, Azeri piyanist, şarkıcı ve kompozütör. Müziğinde cazı ve gelenksel Azeri müziğini, yenilikçi etkilerle harmanlayarak kullanmaktadır. Almanya'nın Mainz kentinde annesi ve aynı zamanda menejeri olan Eliza Mustafa Zadeh ile birlikte yaşamaktadır.

19 Aralık 1969 tarihinde, Azerbeycan'ın başkenti Bakü'de dünyaya geldi. Babası Vagif Mustafa Zadeh, Aziza'nın şu anda yaptığı gibi caz ve geleneksel müziği birarada kullanarak ün kazanmış bir piyanisttir. Annesi Gürcistan asıllı Eliza Mustafa Zadeh ise klasik müzik eğitimi almış bir ses sanatçısıdır.

Müziğe olan ilgisi henüz sekiz aylıkken, babasının piyano ile çaldığı ezgilere, ağlayarak ya da dans ederek verdiği tepkilerle anlaşılan Zadeh, dans ve resim gibi sanatın pek çok dalı ile ilgilenmiştir. Üç yaşına geldiğinde ilk kez sahneye çıkan Aziza, doğaçlama vokalleri ile babasına eşlik etmiştir. Erken yaşlarda klasik piyano eğitimi almaya başlar ve Johann Sebastian Bach ve Frederic Chopin gibi büyük bestecilerin eserlerini inceler.

Aziza', onuncu doğum gününden iki gün önce trajik bir şekilde sahnede hayatını kaybeden babasının yarattığı duygu karmaşısını müziğine yansıtmıştır. Bu ölümün ardından annesi sahnelere veda ederek hayatını kızının müzik kariyerine adar.

17 yaşına geldiğinde, Washington'da düzenlenen Thelonious Monk piyano yarışmasını kazanmıştır. Aziza ve annesi bu dönemde Azerbeycan'dan ayrılarak Almanya'ya yerleşir.

1991 yılında ilk albümü "Aziza Mustafa Zadeh"i çıkarır ve 1993 yılında çıkardığı ikinci albümü "Always" ile, prestijli bir Alman müzik ödülü olan Phono Akademi Ödülü'nü ve Sony firmasının Echo Prize ödülünü kazanır. Aziza bu albümünde, gitarist Al Di Meola, bas gitarist Stanley Clarke, baterist Omar Hakim ve saksafoncu Bill Evans gibi, kendi alanlarının ustaları olan müzisyenlerle birlikte çalışma şansını yakalamıştır.

1996 yılında çıkardığı "Seventh Truth" albümü ile dünyanın dört bir yanında çok sayıda performans gerçekleştirdikten sonra, kendi bestelerinin yanında "My Funny Valentine" ve "Take Five" gibi caz standartlarını da yorumladığı "Jazziza" albümünü çıkarmıştır. 2002 yılında, dünyanın önde gelen kayıt stüdyolarından biri olan, Londra'daki Abbey Road stüdyosunda kaydettiği "Shamans" albümünde Aziza, klasik müzik etkilerinin yanında kendine özgü vokal teknikleri ile ön plana çıkmıştır.

Diskografi:

Aziza Mustafa Zadeh (1991)

Always (1993)

Dance of Fire (1995)

Seventh Truth (1996)

Jazziza (1997)

Inspiration - Colors & Reflections (2000)

Shamans (2002)

Contrasts (2006)

Contrasts 2 Opera Jazz (2007)


Simli Resim
Backgrounds From FreeGlitters.Com